Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Adnan Ünverdi, 2025 yılı haziran ayında Gaziantep’ten yapılan ihracatın önceki yılın haziran ayına göre yüzde 8,9 oranında artışla 706 milyon 736 bin dolar olarak gerçekleştiğini ifade etti.
Ünverdi, ocak-haziran döneminde ise Gaziantep'in ihracatının önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 artışla 4 milyar 851 milyon 455 bin dolara ulaştığını belirtti.
Gaziantep’in hem aylık hem dönemlik ihracatta 6’ncı sırada yer aldığını kaydeden Ünverdi, “Alın teri ve büyük bir mücadeleyle üreten sanayicilerimize, ihracatçılarımıza, çalışanlarımıza ve emeği olan herkese işlerinde kolaylıklar diliyor, teşekkür ediyorum” dedi.
“Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza direnç kazandıracak hamlelere ihtiyaç var” diyen Ünverdi, “Enflasyonu kontrol edelim derken üretim tarafı da her yönüyle kıskaca girmeden öncelikli konuları aşmak zorundayız. Girdi maliyetleri ve kaynak sorunu daralan dış pazarla birlikte zorlanmanın ötesine geçti. Çarkları döndürecek can suyuna ihtiyaç duyuyoruz. Bu darboğazda ayakta kalmak ve düzlüğe çıkmak için finansman maliyetlerinin düşmesi ve desek mekanizmalarının etkin bir şekilde kaynak sağlaması gerekiyor. Elbet düzlüğe çıkacağız ama kalıcı yaralar almadan bugünleri atlatmamız gerekiyor” diye konuştu.
Yıldırım: “Tüketimle bir yere kadar büyüyebiliriz”
Yaptığı açıklamada Türkiye’de büyümenin kaynağının ağırlıklı olarak iç tüketim olduğunu söyleyen GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “Bu bize çok net bir şey söylüyor: Tüketimle bir yere kadar büyüyebiliriz ama sürdürülebilir kalkınma için üretim ve ihracat şarttır. Gaziantep, Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6. ili. Üretim gücü yüksek, dirençli bir yapıya sahip Gaziantep… Ancak şunu da açıkça söylemeliyiz: Bu direnç her geçen gün daha fazla sınanıyor. Küresel belirsizlikler, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan maliyetler. Sanayicimiz her geçen gün daha fazla zorlanıyor”
“İhracatçımız açısından ciddi bir tehdit”
Gaziantep’in hem yakın coğrafyada hem de uzak pazarlarda rekabet gücüne sahip olduğunu fakat bunun ciddi riskler barındırdığını ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:
“Özellikle yakın pazarlarda yaşanan siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar, ihracatçımız açısından ciddi bir tehdit. Son olarak İran ile İsrail arasında yaşanan çatışmalar, sadece sınırları değil, ticareti, güveni ve istikrarı da tehdit etti. Bu çatışmaya, ABD’nin de dâhil olması endişeyi fazlasıyla artırdı. Bugüne baktığımızda ateşkes sağlanmış olabilir ama yarının ne getireceğini bilemiyoruz ve bu risk her zaman var. Gaziantep gibi sınır hattına yakın, ihracat odaklı bir şehir için bu gelişmeler, taşımacılık maliyetlerinden lojistik sürekliliğe kadar pek çok alanda büyük risk oluşturuyor. Ve bu tablo bize bir kez daha bölgesel istikrarın iş dünyası için ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Bu süreçte şehrimizin dış ticaret reflekslerini güçlendirmemiz, alternatif pazarlarla olan bağlarımızı artırmamız ve özellikle lojistik çeşitliliğimizi artıracak projelere odaklanmamız gerekiyor. Mevcut pazarlarımızda güçlü kalmaya çalışırken, yeni pazarlara açılmak artık bir seçenek değil, bir zorunluluk halini aldı. Dolayısıyla bu koşullarda, üretim ve ihracat gücümüzü korumak ve artırmak için daha fazla stratejiye, daha fazla desteğe ihtiyacımız var.”