Yeni doktora programının açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, “Akademik çeşitliliğimizi artırarak bilim dünyasına katkı sunmaya devam ediyoruz” dedi.
Üniversitenin gelişim sürecinde akademik niteliği ve araştırma odaklı yaklaşımı ön planda tuttuklarını belirten Prof. Dr. Dağlı, yeni doktora programının bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Üniversite olarak temel önceliklerimizden biri, sahip olduğumuz bilgi birikimini geleceğe taşıyarak bilim dünyasına kalıcı değerler kazandırmaktır. Bu doğrultuda, eğitim ve araştırma alanlarında yeni ufuklar açan girişimlerle kurumsal gelişimimizi sürdürmeyi, uluslararası akademik çevrelerde etkinliğimizi artırmayı ve toplumsal ilerlemeye katkı sunan bir bilim anlayışını güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Tıbbi Biyokimya Doktora Programımızın da bu hedefler doğrultusunda üniversitemizin bilimsel potansiyelini daha ileriye taşıyacağına ve geleceğin bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Üniversitemizin akademik gelişimini destekleyen yeni adımlarla bilimsel üretimimizi zenginleştirmeye ve ülkemizin yükseköğretim alanındaki birikimine katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”
Bilimsel araştırmalar için yeni olanaklar
Programın üniversitenin lisansüstü eğitim ve araştırma faaliyetlerine yeni fırsatlar sunacağını belirten SANKO Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdür Vekili Doç. Dr. Burçin Altınbaş, doktora eğitiminin bilimsel merakı özgün araştırmalara dönüştüren, sorgulama ve üretme becerilerini geliştiren önemli bir süreç olduğunu vurguladı.
Üniversitenin temel hedeflerinden birinin bağımsız araştırma yapabilen, uygun bilimsel yöntemleri kullanarak veri üretebilen ve elde ettiği bulguları eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirebilen bilim insanları yetiştirmek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Altınbaş, programın araştırma kültürünün gelişmesine katkıda bulunacağını belirterek şunları söyledi:
“Doktora eğitiminin temelinde nitelikli bir araştırma sorusu ve bu soruya bilimsel yöntemlerle yanıt arama süreci yer alır. Bu doğrultuda öğrencilerimizin bilimsel etik ilkelerini gözeterek kendi araştırma alanlarında yetkinlik kazanmalarını ve özgün çalışmalar ortaya koymalarını önemsiyoruz.
Western blot, PCR ve ELISA gibi analiz yöntemlerinin yanı sıra hücre kültürü çalışmalarına da olanak sağlayan altyapımız, hücresel ve moleküler düzeyde yürütülecek araştırmalar için önemli imkanlar sunuyor. Bu teknik olanakların enstitümüz bünyesindeki farklı disiplinlerin bilgi ve deneyimiyle bir araya gelmesiyle yeni bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesini ve araştırma kapasitemizin daha da güçlenmesini hedefliyoruz.”
Doç. Dr. Altınbaş, programa öğrenci kabulüne ilişkin başvuru takviminin, kontenjanların ve başvuru koşullarının üniversitenin resmi internet sitesinde, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü sayfası üzerinden duyurulacağını bildirdi.
Hastalıkların moleküler temellerine yönelik araştırmalar
SANKO Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eyüp İlker Saygılı ise ilk öğrencilerle bir araya gelmeyi heyecanla beklediklerini ifade etti.
Biyokimyanın yaşam bilimlerinin temel disiplinlerinden biri olduğuna dikkat çeken Saygılı, alanın hücresel ve moleküler süreçlerin anlaşılmasından hastalıkların oluşum mekanizmalarının aydınlatılmasına, yeni tanı ve tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesinden koruyucu ve kişiselleştirilmiş sağlık uygulamalarına kadar geniş bir araştırma alanını kapsadığını belirtti.
Programın bu alanlarda bilimsel üretimi destekleyecek bir akademik ortam oluşturacağını vurgulayan Saygılı, “Tıbbi Biyokimya Doktora Programımızla temel bilimler ile sağlık alanındaki uygulamalar arasında güçlü bir bağ kurulmasına katkı sunmayı, ulusal ve uluslararası bilimsel iş birliklerini geliştirerek farklı disiplinlerden ve araştırma kurumlarından bilim insanlarının ortak projelerde buluşmasını teşvik etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Eyüp İlker Saygılı, “Bilimsel çalışmaların yalnızca akademik bilgi üretmekle sınırlı kalmayıp sağlık hizmetlerine, toplumsal gelişime ve ekonomik değere katkı sağlayan sonuçlara dönüşmesini de önemsiyoruz” diye konuştu.