DÜNYA Gazetesi’nden Güneş Doğdu Soylu’nun haberine göre, TUSAF Başkanı Mesut Çakmak, geçen yıl gerçekleştirilen 3 milyon 60 bin tonluk ihracatın bu yıl sonunda en iyimser durumda 2.5 milyon ton olmasını beklediklerini söyledi.
Türk un sektörünün, 2024'ü 1 milyar 160 milyon dolar gelirle kapattığını ve bu yılın altı ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar bazında 1 milyon 799 bin tondan 1 milyon 113 bin tona gerilediğini, dolar bazlı ihracat gelirinin ise yaklaşık yüzde 36 düştüğünü bildiren Çakmak, sektörün en çok ihracat yaptığı Irak pazarındaki sorunlara dikkat çekti.
“İhracatta bu yıl da liderliğimiz devam eder ancak sorunlarımız çok”
Mesut Çakmak şöyle devam etti: “Bu sene kuraklık başta olmak üzere hasatta yüzde 25-30 kayıp yaşandı. Geçen yıl 21 milyon ton civarında bir hasat yapıldı. Bu sene 15 milyon ton ancak oldu. Hasat bitti. Hammadde anlamında sektörde sıkıntı yok. Geçen yılda zaten stoklar var idi. Un ihracatında dünya birincisiyiz. Son 12 yıldır olduğu gibi bu yıl da liderliğimizi devam ettiririz. Bu yılın ilk altı ayında 428 milyon dolarlık ihracat yaptık. Ancak ihracat pazarlarımızda kan kaybediyoruz. En çok ihracat yaptığımız Orta Doğu pazarında başta Irak ve Afrika ülkelerinde bu yıl çok önemli düşüşler yaşanırken bazı pazarları tamamen kaybettik. Sektörümüzde atıl kapasite yüzde 50’nin üzerinde. Bu oranın daha da yükselmesini istemiyoruz. TUSAF’daki sekiz dernek başkanımız ile beraber sürekli sorunların çözümleri için çeşitli ziyaretlerde ve temaslarda bulunuyoruz. Bu hafta yine Ankara’da çeşitli temaslarda bulunacağız. Dünyanın tüm ülkelerine satış yapmak için Türk uncularını her yerde görebilirsiniz. Dünyanın her yerine un ihraç etmek için sektör çabasını sürdürüyor.”
“Uncular tekstilciler kadar kötü durumda değil ancak sıkıntı kapıda”
Türkiye genelinde 450’nin üzerinde, TUSAF’a kayıtlı ise 300’ün üzerinde un firması olduğunu, sıkıntılar böyle devam ederse ve çözüm bulunmazsa firma kapanmalarının başlayacağına vurgu yapan Çakmak, “Tekstil sektörü kadar kötü durumda henüz değiliz ama destek sağlanmazsa ihracata yönelik bazı girişimlerde bulunulmaz ise önemli kayıplar yaşayacağımız da ortada. Biz tekstil sektörü gibi gidip başka ülkelerde de üretimimizi devam ettiremeyiz. Tekstilciler sektör değiştiremiyor, ülke dışına gitmeyi bile göze alıyorlar ancak bizim sektörde insanlar başka sektöre geçmeyi tercih edebiliyor. Un sektörü para kazanmıyor, maliyetler çok yüksek. İşçilik, enerji, hammadde, finansman maliyetleri çok yüksek” diye konuştu.
“Irak pazarını kaybetmek istemiyoruz”
Geçen yıl Irak’ın ülke un ihracatındaki payının yüzde 33’ünün üzerinde olduğunu önceki yıllarda bu oranın yüzde 50’lere kadar yükseldiğini aktaran Mesut Çakmak, Irak pazarını kaybetmek istemediklerini ifade ederek şunları söyledi; “Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi Irak ağırlıklı çalışıyor. Irak’ta Merkezi Hükümet ile Kuzey Irak Hükümetinin anlaşamamasından dolayı Irak’a ihracatımız sürekli aksıyor. Zaten vergiler ton başına 123-125 dolar. Musul Kontrol Noktası 15 gündür kapalı. Gönderdiğimiz unlarımız Kuzey Irak’ta depolarda bekliyor, ürünlerimizin bozulmaması için dua ediyoruz. Geçen aylarda yine ürün gönderememiştik, o kapanmada inşaat ve ilaç gibi birkaç ürün hariç tüm ürünler için kapanmıştı. Bu defada tüm ürünler geçebiliyor sadece Türk unu geçmiyor. Bakliyat, yem, kuruyemiş geçiyor rahatlıkla ama un geçmiyor. Tabii Irak’ta 2 büyük un fabrikası var. Bunlar Türk uncularının önünü kapatmaya çalışıyor. Kapasiteleri şuan için ülkenin ihtiyacını karşılamaya yetmiyor ancak devam eden yatırımları ile ihtiyacı karşılamak için çalıştıklarını gözlemliyoruz. Zaten Kuzey kısımda Habur’da vergi ödüyorduk şimdi yakın zamanda Musul noktasında da vergi uygulanacak gibi görünüyor. Sürekli Irak ziyaretlerimiz oluyor. En son ziyaretimde fırıncılar ve halk Türk unu almak isteyip bulamayınca ayaklanmış durumda idi. Çünkü insanlar un almak için 4-5 gün sıra beklemek zorunda kalıyor. Irak hükümeti resmen kendi halkını cezalandırıyor. Irak pazarında sıkıntı had safhada. Biraz daha böyle devam ederse komşumuz Irak’a un satmayı bırakın hiçbir şey satamaz duruma geliriz. Sorunlarımızı ilgili makamlara anlattık, anlatmaya devam ediyoruz. Ama bir türlü çözüm bulamıyoruz.”
Bu yıl un ihracatında Suriye’deki güzel gelişmelere de dikkat çeken Çakmak, “Suriye biraz yüzleri güldürüyor. İhracatımız ciddi oranlarda artıyor. Tabii orada da yerli üreticiler var. Yarın alt yapı sorunları, güvenlik gibi sorunları çözüldüğünde Suriye’deki un tesisleri çalışmaya başlayacak. Suriye’de de rekabet çok yoğun buğday fiyatına neredeyse un satıyoruz. Bu da sürdürülebilir bir durum değil” ifadelerini kullandı.
Un sektörü 2-5 Ekim tarihinde Gaziantep’te bir araya gelecek
Çakmak, buğday hasadının bitmesiyle un sektöründeki son gelişmeleri, sorunları ve çözüm önerilerini detaylı değerlendirmek üzere 2-5 Ekim tarihlerinde TUSAF’ın önderliğinde Güneydoğu Anadolu Un Sanayicileri Derneği ve Çukurova Un Sanayicileri Derneği ev sahipliğinde Gaziantep’te önemli bir organizasyona hazırlandıklarını açıkladı.
“Hasat Sonrası Gelecek Projeksiyonları” ana temasıyla gerçekleştirilecek Genişletilmiş Sektör Toplantısı yurt içi ve yurt dışından 600’ün üzerinde akademisyen, kamu yetkilileri ve un sektörünün tüm paydaşlarının katılımıyla düzenlenecek.









