Dr. Öğr. Üyesi Solak, “Deri kanserleri temel olarak iki ana gruba ayrılır: En tehlikeli tür olan melanom ve çok daha sık görülen melanom dışı deri kanserleri” dedi.
1. Melanom: Hayatı tehdit eden ‘ben’ görünümlü tehlike
Melanomun, cildimize rengini veren ‘melanosit’ isimli hücrelerin kontrolden çıkmasıyla oluştuğunu söyleyen Solak, “Diğer deri kanserlerine göre daha az görülse de maalesef bu hastalık grubunda yaşam kayıplarının çok büyük bir kısmı melanomdan kaynaklanır” ifadelerini kullandı.
Melanomun aniden, hiçbir uyarı vermeden normal deri üzerinde (Saçlı deri, tırnaklar veya ağız içi dahil) çıkabileceği gibi, mevcut bir ben üzerinden de gelişebileceğini kaydeden Solak, kadınlarda en sık bacaklarda, erkeklerde ise en sık sırt bölgesinde görüldüğünü belirtti.
Şüpheli bir ben nasıl anlaşılır?
Ömer Faruk Solak, derideki bir leke veya kabarıklığın aşağıdaki özellikleri taşıması durumunda mutlaka bir dermatoloğa (Cildiye uzmanına) görülmesi gerektiği uyarısında bulundu.
“- Simetrik değilse: Benin bir yarısı diğer yarısına benzemiyorsa,
- Kenarları düzensizse: Kenarlar girintili çıkıntılı veya bulanıksa,
- Renk karmaşası varsa: İçinde siyah, kahverengi, pembe veya mavi gibi farklı renk tonları barındırıyorsa,
- Çapı büyükse: 6 milimetreden (Yaklaşık bir kurşun kalem arkasındaki silgi kadar) büyükse.”
Tedavi ve yanlış bilinenler:
En etkili tedavi yönteminin erken dönemde fark edilen lezyonun cerrahi olarak çıkarılması olduğunu söyleyen Solak, “Halk arasında yaygın olan ‘Bıçak değerse kanser yayılır’ inanışı kesinlikle yanlıştır. Aksine, şüpheli bir benin çıkarılıp patolojide incelenmesi hayat kurtaran tek yoldur” diye konuştu.
2. Melanom dışı deri kanserleri: En sık görülenler
Bu kanser grubunun, toplumda en yaygın görülen kanser türü olduğunu belirten Solak, genellikle güneş ışığına en çok maruz kalan bölgelerde geliştiğini kaydetti.
Solak, melanom dışı kanser türleri hakkında şu bilgiyi paylaştı:
“- Bazal hücreli karsinom (BHK): En sık görülen türdür. Genelde deri renginde, parlak kenarlı, küçük bir kabartı olarak başlar. Zamanla yara haline gelebilir, kanayabilir veya kabuklanabilir. Çok yavaş büyür ve başka organlara yayılma ihtimali neredeyse yoktur; ancak tedavi edilmezse derinleşerek alt dokulara ciddi hasar verebilir.
- Skuamöz hücreli karsinom (SHK): Genellikle baş, boyun, kulak, dudak ve el sırtı gibi güneş gören yerlerde olur. Bazal hücreliye göre daha kabarık ve kabukludur. Tedavi edilmezse lenf bezlerine veya uzak organlara yayılma riski vardır ve bu durum hayati tehlike oluşturabilir.
- Aktinik keratoz (Kanser öncüsü): Tam bir kanser değildir ancak tedavi edilmezse Skuamöz Hücreli Karsinoma dönüşme potansiyeli taşır. Güneş gören yerlerde sert, pürtüklü, pembe veya kahverengi lekeler şeklindedir.”
Risk faktörleri: Kimler daha çok dikkat etmeli?
Solak, bu kanser türlerinin risk faktörleri ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında şunları söyledi:
“- Açık tenli olmak,
- Güneş yanığı geçmişi,
- Ben sayısı,
- Solaryum ve UV ışınları,
- Zayıf bağışıklık.”
Ne zaman doktora gidilmeli?
Deri üzerinde görülen belirtilerin iyi takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Solak, şöyle devam etti:
“Deri üzerinde zaman zaman açılıp kapanan, iyileşmeyen bir yara varsa, mevcut bir kabartı veya leke hızla büyüyorsa, şeklinde veya renginde değişiklik fark ediliyorsa vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurulmalıdır. Hekimler, dermoskop adı verilen özel bir büyüteçle bu lekeleri detaylıca inceleyerek doğru tanıyı koyabilirler.”
Korunma ve kendi kendini muayene
Deri kanserinden korunmanın en temel yolunun güneşten korunmak olduğunu belirten Solak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Her ay düzenli olarak ayna karşısında kendinizi kontrol etmeniz önerilir. Boy aynası ve el aynası yardımıyla saçlı deriden ayak parmak aralarına kadar tüm vücudunuzu incelemek sadece 5 dakikanızı alır.
Sonuç olarak; deri kanserleri görünür bölgelerde başladığı için erken tanı şansı çok yüksektir. Erken yakalanan bir kanserde tam iyileşme mümkünken, geç kalınması durumunda hastalık hayati tehdit oluşturabilir.”















