"Ne yediğimizi değil, neden yediğimizi de anlamak gerekiyor"

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nden Diyetisyen Zelal Ürek, sağlıklı beslenmenin ilk adımının, ne yediğimizi değil, neden yediğimizi de anlamak olduğunu söyledi.

SAĞLIK - 16-07-2026 23:36

Günümüzde birçok kişinin fiziksel açlıktan çok stres, yorgunluk veya alışkanlık nedeniyle yemek yediğinin farkına varmadığını belirten Dyt. Ürek, yoğun iş ve hızlı yaşam temposu, ekran karşısında geçirilen uzun zaman vb. nedenlerin vücudun doğal açlık ve tokluk sinyallerini fark etmeyi zorlaştırabildiğini kaydetti.

Fiziksel açlığın, vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için verdiği doğal bir sinyal olduğunu anımsatan Ürek, gerçek açlık ve duygusal açlığın belirtilerine yönelik şunları söyledi:

“Genellikle yavaş yavaş gelişir ve öğün saati yaklaştıkça belirginleşir. Midede boşluk hissi, hafif guruldama, dikkat dağınıklığı veya enerjide azalma gibi belirtiler görülebilir.

Duygusal açlık ise genellikle aniden ortaya çıkar. Belirli bir yiyeceğe karşı yoğun istek duyulur; özellikle tatlı, çikolata veya tuzlu atıştırmalıklar ön plana çıkabilir. Yemek sonrasında ise çoğu zaman fiziksel doygunluktan çok pişmanlık veya suçluluk hissi yaşanabilir.”

“Yeme davranışımızı neler etkiliyor?”

Yemek yeme davranışının yalnızca mideyle ilgili olmadığını, günlük yaşamın birçok unsurunun da iştahı etkilediğine değinen Ürek, bu unsurları şöyle sıraladı:

“- Yoğun stres ve kaygı,

- Yetersiz uyku,

- Uzun süre öğün atlamak,

- Ekran karşısında farkında olmadan yemek yemek,

- Can sıkıntısı veya yalnızlık hissi durumlarında yemek, çoğu zaman açlığı gidermekten çok duyguları rahatlatma aracı hâline gelebilir.”

“Bilinçli yeme nedir?”

Son yıllarda üzerinde en çok durulan yaklaşımlardan birinin bilinçli yeme (Mindful eating) yaklaşımı olduğunu ifade eden Ürek, şu bilgileri paylaştı:

“Bu yaklaşım, yemeği yavaşlatmayı, dikkat dağıtıcı unsurları azaltmayı ve açlık ile tokluk sinyallerini fark etmeyi amaçlar. Araştırmalar, bilinçli yeme alışkanlığının özellikle duygusal yeme davranışını azaltmaya ve kişinin kendi açlık sinyallerini daha iyi tanımasına katkı sağlayabileceğini göstermektedir.

Bunun için küçük adımlar yeterlidir. Masada oturarak yemek yemek, lokmaları iyi çiğnemek, televizyon veya telefon karşısında yemek yememek ve tokluk hissini fark etmek bu alışkanlığın temelini oluşturur.

Bir şeyler yemek istediğinizde birkaç saniye durup, ‘Şu an midem mi aç, yoksa duygumu mu doyurmaya çalışıyorum?’ diye sorun. Bu kısa farkındalık molası, otomatikleşmiş yeme davranışını bilinçli bir seçime dönüştürebilir.”

Öneriler

Ürek, doğru beslenmeye yönelik önerileri şu şekilde özetledi:

“- Ana öğünleri atlamamak.

- Her öğünde protein ve lif kaynaklarına yer verin; bu besinler tokluk hissinin daha uzun sürmesine katkı sağlar.

- Susuzluk hissinin zaman zaman açlıkla karışabileceğini unutmayın; gün boyunca yeterli su tüketin.

- Yemek yerken telefon, tablet veya televizyonu mümkün olduğunca kapatın.

- Yemeğinizi hızlı tüketmek yerine yavaşlayın; beynin tokluk sinyalini algılaması zaman alabilir.”

 

 

 

Sağlıklı beslenmenin yalnızca doğru besinleri seçmekten ibaret olmadığını, vücudun verdiği açlık ve tokluk sinyallerini dinlemenin, duyguları fark etmenin ve yemekle olan ilişkiyi gözden geçirmenin de bu sürecin önemli parçası olduğunu anlatan Ürek, “Bazen sağlığımız için atacağımız en önemli adım, tabağımıza ne koyduğumuzdan önce neden yemek istediğimizi kendimize sormaktır” diye konuştu.

DİĞER HABERLER
Doğan: “Çocuklarda kilo alımının nedeni sadece fazla yemek değil”

Doğan: “Çocuklarda kilo alımının nedeni sadece fazla yemek değil”

16-07-2026 - SAĞLIK

MİGROS da bunu yaparsa

MİGROS da bunu yaparsa

14-07-2026 - SAĞLIK