EKONOMİ
Giriş Tarihi : 03-04-2026 02:53

“Jeopolitik riskler ve artan maliyetlere rağmen üretmeye devam ediyoruz”

Gaziantep, 2026 yılı mart ayında gerçekleştirdiği 826 milyon 234 bin dolarlık ihracatla, yılın ilk çeyreğinde toplam 2,4 milyar dolara ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Gaziantep, mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4’lük düşüş yaşadı.

“Jeopolitik riskler ve artan maliyetlere rağmen üretmeye devam ediyoruz”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Tuncay Yıldırım, ihracattaki gerilemenin arkasında hem takvim etkisi hem de bölgesel gelişmelerin bulunduğunu ifade etti.

Yıldırım, “Mart ayında Ramazan Bayramı tatili nedeniyle çalışma günlerindeki azalma da ihracat rakamlarına yansıdı. Ancak asıl belirleyici unsur, bölgemizde artan jeopolitik risklerdir” değerlendirmesinde bulundu.

İran hattında yaşanan gerilime dikkat çeken Yıldırım, şunları söyledi: “İran merkezli gelişmeler ve artan belirsizlik, yalnızca pazar daralmasına değil; lojistik süreçlerde ciddi aksamalara yol açmaktadır. Taşıma sürelerinin uzaması, alternatif güzergâhlara yönelme zorunluluğu ve navlun maliyetlerindeki artış, ihracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir.”

“Artan maliyetler ihracatı zorluyor”

Yıldırım, küresel ve bölgesel gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisine de dikkat çekerek; “Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde ihracat yapmak her zamankinden daha zor hale gelmiştir. Buna rağmen vazgeçmeyen tüm ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Gaziantep, sadece iyi zamanların değil; zor zamanların da şehridir. Bu şehir, her koşulda üretmeye ve ihracat yapmaya devam eden güçlü bir refleks geliştirmiştir” diye konuştu.

“AB ile entegrasyon ihracata güç katacak”

Yıldırım, ihracat açısından stratejik öneme sahip bir gelişmeyi de paylaştı: “Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikası taslağında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınması ve Gümrük Birliği kapsamında ürünlerimizin AB menşeli sayılmasına yönelik yasal zeminin teyit edilmesi, ihracatçımız için son derece önemli bir kazanımdır.”

Bu gelişmenin Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sağlayacağını belirten Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: “Ticaret savaşlarının derinleştiği, bölgesel risklerin arttığı bir dönemde, kamu-özel sektör iş birliğiyle yürütülen ticari diplomasinin sonuç verdiğini görüyoruz. Şimdi hedef; bu kazanımın yasalaşması, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve Türkiye’nin Avrupa sanayisindeki konumunun daha da güçlendirilmesidir.”

AdminAdmin